<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SBS Hazırlık sitesi - 2010 SBS Sonuçları - SBS &#187; büyük ünlü uyumu</title>
	<atom:link href="http://www.sbshazirlik.net/tag/buyuk-unlu-uyumu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sbshazirlik.net</link>
	<description>Seviye Belirleme Sınavına hazırlıksız yakalanmayın!</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Dec 2011 19:48:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Sbs Hazırlık &#8211; Ses Bilgisi</title>
		<link>http://www.sbshazirlik.net/sbs-hazirlik-ses-bilgisi</link>
		<comments>http://www.sbshazirlik.net/sbs-hazirlik-ses-bilgisi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Apr 2010 20:52:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[SBS TÜRKÇE]]></category>
		<category><![CDATA[büyük ünlü uyumu]]></category>
		<category><![CDATA[küçük ünlü uyumu]]></category>
		<category><![CDATA[ses bilgisi]]></category>
		<category><![CDATA[ses olayları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe'de noktalı virgül nerelerde kullanılır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sbshazirlik.net/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[Ses Bilgisi Her dilde olduğu gibi, dilimizde de sesler ünlü ve ünsüz olmak üzere iki grupta incelenir. Bir sözcükte ünlüler arasında olduğu gibi ünsüzler arasında da bazı özellikler, hatta ünlülerle ünsüzler arasında bazı özellikler vardır. Bunları belli başlıklar altında inceleyelim. Ünlü Uyumları: A. Büyük Ünlü Uyumu: Türkçe’de sekiz ünlü vardır. Bunlardan a, ı, o, u [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ses Bilgisi</p>
<p>Her dilde olduğu gibi, dilimizde de sesler ünlü ve  ünsüz olmak üzere iki grupta incelenir. Bir sözcükte ünlüler arasında  olduğu gibi ünsüzler arasında da bazı özellikler, hatta ünlülerle  ünsüzler arasında bazı özellikler vardır. Bunları belli başlıklar  altında inceleyelim.</p>
<p><em><strong>Ünlü  Uyumları:<br />
<span id="more-15"></span></strong></em>A. Büyük Ünlü Uyumu:</p>
<p>Türkçe’de  sekiz ünlü vardır. Bunlardan a, ı, o, u kalın, e, i, ö, ü incedir. Bir  sözcükte kalın ünlülerden sonra kalın, ince ünlülerden sonra ince  ünlülerin gelmesi kuralına büyük ünlü uyumu denir.<br />
Örneğin;<br />
“öğretmen”  sözcüğü, bütün ünlüleri ince olduğu için kurala uyar, “asker” sözcüğü  “a” kalın “e” ince ünlü olduğundan kurala uymaz.<br />
Üniversite  sınavlarında bununla ilgili bir soru bugüne dek sorulmamıştır.</p>
<p>B.  Küçük Ünlü Uyumu:</p>
<p>Bir sözcükte düz ünlüden sonra düz, yuvarlak  ünlüden sonra düz &#8211; geniş veya dar &#8211; yuvarlak ünlülerin gelmesi  kuralıdır. Özetle bu kurala göre;<br />
a, ı -&gt; a, ı<br />
e, i -&gt; e, i<br />
a,  ı, e, i ünlüleri birbirinden sonra gelebilir.<br />
o, ö, u, ü  ünlülerinden sorna ise u, ü, a, e gelebilir.<br />
Bundan da soru  çıkmadığından üzerinde fazla durmuyoruz.</p>
<p>Ünsüz Benzeşmesi (Ünsüz  Sertleşmesi)</p>
<p>Dilimizde ünsüzler sert ve yumuşak olmak üzere iki  gruba ayrılır.<br />
Sert ünlüler “ç, f, t, h, s, k, p, ş” ünsüzleridir.  Bunun dışında kalanlar ise yumuşak ünsüzlerdir.<br />
Bir sözcük sert bir  ünsüzle bitiyor ve o sözcüğe ünsüzle başlayan bir ek geliyorsa, ekin  başındaki ünsüz sertleşir. Buna ünsüz benzeşmesi denir. Elbette bu  benzeşme sert ve yumuşak şekli olan seslerde söz konusudur. Bu özelliği  dört seste görüyoruz;<br />
p, ç, t, k -&gt; Sert ünsüzler<br />
b c d ğ(g)  -&gt; Yumuşak ünsüzler<br />
Şimdi bu kuralı örneklendirelim:<br />
“Kitap”  sözcüğünün sonundaki “p” sesi serttir. Bu sözcüğe biz “-de” hal ekini  getirirsek “kitapda” sözü oluşur. Bu durumda ekin başındaki “d” sesi  yumuşak olduğundan sözcükte ünsüz benzeşmesine aykırı bir durum görülür.  Kurala uyulması için, “d” sesi sertleşmelidir. Bunun serti ise,  yukarıda göstermiştik, “t” dir. Dolayısıyla sözcük, “kitapta” olacaktır.<br />
okul-dan  -&gt; okuldan ağaç-dan -&gt; ağaçtan<br />
av-cı -&gt; avcı ocak-cı -&gt;  ocakçı<br />
bil-gin -&gt; bilgin seç-gin -&gt; seçkin<br />
al-dı -&gt; aldı  kaç-dı -&gt; kaçtı<br />
Yukarıdaki sözcüklerde eklerin sözcüğe nasıl  uyduğu görülüyor. Birinci gruptaki sözcüklerde ek, yumuşak ünsüzle biten  sözcüklere geldiğinde değişmemiş, ancak ikinci gruptaki sert ünsüzlere  geldiği zaman sertleşmiştir.<br />
Bu durum sadece çekim eklerinde değil  yapım eklerinde de geçerlidir.<br />
Ekler sayılara geldiğinde de aynı  durum geçerlidir. Sayının sesleri nasılsa ek de öyle olmalıdır.<br />
11′de  5′te<br />
8′den 3′ten<br />
Özel isimlerde de aynı kural geçerlidir.<br />
Samsun’dan  Sinop’tan<br />
Emin’de Yunus’ta</p>
<p>Ünsüz Yumuşaması (Ünsüz  Değişmesi)</p>
<p>İki ünlü arasında kalan sert ünsüzler yumuşar. Buna  “ünsüz değişimi” denir. Elbette bu özellik, ancak yukarıda da  söylediğimiz sert ve yumuşak şekli bulunan seslerde geçerlidir. Bunlar  p, ç, t, k sert sessizleridir. Örneğin; “ağaç” sözcüğüne -i hal ekini  getirsek, sözcüğün sonundaki “ç” sert sessizi yumuşayarak “c” olur; yani  “ağacı” şeklinde yazılır.<br />
dolap &#8211; a -&gt; dolaba (dolaba baktı)<br />
çekiç  &#8211; e -&gt; çekice (çekice uzandı)<br />
kanat &#8211; ı -&gt; kanadı (kanadı  kırıldı)<br />
yemek &#8211; e -&gt; yemeğe (yemeğe gitti)<br />
Yukarıdaki  örneklerde sert sessizlerin yumuşadığı görülüyor.<br />
Ancak bu kural her  sözcükte geçerli değil.<br />
Örneğin;<br />
“Davranışları, doğruluğunun  kanıtıdır.”<br />
cümlesinde altı çizili sözdeki “t” sert ünsüzü iki ünlü  arasında kaldığı halde yumuşamamıştır.<br />
Hangi sözcükte bu yumuşamanın  olacağı hangisinde olmayacağı, belli bir kurala bağlanamaz. Hatta tek  heceli sözcüklerin çoğunda olmazken, bazılarında olabilir. Bunu sözcüğün  günlük kullanımlarını dikkate alarak anlayabilirsiniz.<br />
tek &#8211; i -&gt;  teki (onların teki bile gelmedi)<br />
çok &#8211; u -&gt; çoğu (çocukların çoğu  buradaydı)<br />
görüldüğü gibi birincide değişim olmadığı halde ikincide  olmuştur.<br />
Dilimize Arapçadan geçen ve son hecesindeki ünlünün uzun  okunduğu kelimelerde ünsüz değişimi yapılmaz.<br />
“Sınavda hukuku  seçecekmiş.”<br />
cümlesindeki altı çizili söz buna örnektir.<br />
Bazı  sözcüklerde ise ses iki ünlü arasında kalmamasına rağmen yumuşar.<br />
kalp  &#8211; i -&gt; kalbi (kalbi ağrıyor)<br />
art &#8211; ı -&gt; ardı (ardına bakma)<br />
renk  &#8211; i -&gt; rengi (rengi solmuş)<br />
harç &#8211; ı -&gt; harcı (harcı getirin)<br />
Görüldüğü  gibi iki ünlü arasında kalmadığı halde “p, ç, t, k” sert ünsüzleri  yumuşamıştır. Bazı sözcüklerde ise bu seslerin yumuşamadığı görülür.<br />
Örneğin;<br />
“Sonunda  işler sarpa sardı.”<br />
cümlesinde altı çizili sözcükte yumuşama  olmamıştır.<br />
Örneğin;<br />
“Zonguldak’a yerleştiklerini duydum.”<br />
cümlesinde  altı çizili sözdeki “k” sert sessizi yumuşamamış ancak biz onu okurken  “Zonguldağa” diye okumalıyız.</p>
<p>Ses Düşmesi</p>
<p>Sözcüğün aslında  bulunduğu halde, ek geldiğinde bazı sesler düşebilir. Bu düşme hem  ünlülerde hem ünsüzlerde görülür.</p>
<p>A. Ünlü Düşmesi (Hece Düşmesi)</p>
<p>Sözcüğün  aslında bulunan bir ünlünün düşmesidir.<br />
Örneğin;<br />
“Yapraklar daha  şimdiden sarardı.”<br />
cümlesinde sözcüğün aslı “sarı”dır; “-ar-” eki  geldiğinde sözcüğün sonundaki “ı” düşmüştür.<br />
Ünlü düşmesinin en  yaygın kullanımı ise “Hece düşmesi” adıyla anılan kuraldır. Buna göre,  sözcüğün son hecesinde bulunan dar ünlüler, ünlüyle başlayan bir ek  sözcüğe eklendiğinde düşer. Bu özellik bazı organ isimlerinde, Arapçadan  dilimize geçen bazı sözcüklerde, bazı Türkçe fiillerde görülür.<br />
sabır  &#8211; ı -&gt; sabrı (sabrım tükendi)<br />
akıl &#8211; ı -&gt; aklı (aklımı  seveyim)<br />
burun &#8211; u -&gt; burnu (burnu kanıyor)<br />
gönül &#8211; üm -&gt;  gönlüm (gönlümü çaldı)<br />
savurmak -&gt; savrulmak (savruldu çiçekler)<br />
devirmek  -&gt; devrilmek (devrildi ağaçlar)<br />
kahır &#8211; olmak -&gt; kahrolmak  (kahrolsun)<br />
“Kahvaltıya hazırlanın.”<br />
cümlesinde altı çizili söz  “kahve altı” sözlerinin birleşmesinden oluşmuş, bu sırada “kahve”  sözündeki “e” düşmüştür.</p>
<p>Ünsüz Düşmesi</p>
<p>Sözcüğün aslında  bulunan ünsüzün, ek geldiğinde düşmesidir.<br />
küçük &#8211; cük -&gt; küçücük<br />
büyük  &#8211; cek -&gt; büyücek<br />
örneklerinde sözcüklerin sonlarında bulunan “k”  ünsüzlerinin düştüğü görülüyor.</p>
<p>Ses Düşmesi</p>
<p>Sözcüğün  aslında olmadığı halde, ek geldiğinde ortaya çıkan seslerdir.<br />
genç &#8211;  cik -&gt; gencecik<br />
bir &#8211; cik -&gt; biricik<br />
az &#8211; cık -&gt; azıcık<br />
örneklerinde  ünlü türemesi görülmektedir. Buna benzer bazı sözcükler de vardır.  Bunlar “öpücük, gülücük” gibi fiilden türeyen sözcüklerdir. Ancak  “-cik”” eki isim soylu sözcüklerden yeni sözcükler türetebilir. Fiilden  türeyen bu sözcüklerin “öpüşcük, gülüş &#8211; cük” gibi sözcüklerden “ş”  sesinin düşmesiyle oluştuğunu söylemek daha mantıklı olacaktır.  Dolayısıyla bir ünlü türemesinin olduğunu söylemek bu sözcükler için pek  doğru olmaz.<br />
Bazen sözcüklerde ünsüz de türeyebilir. Arapçadan  dilimize geçen his, af, zan gibi sözcükler ek ya da yardımcı fiil  aldıklarında, sonlarındaki sessizler çiftleşir.<br />
his &#8211; etmek -&gt;  hissetmek<br />
af &#8211; etmek -&gt; affetmek<br />
zan &#8211; etmek -&gt; zannetmek<br />
örneklerinde  bu görülüyor. Burada aslında bir ses türemesinden çok sözcüğün  Arapçadaki aslında bulunan şeklinin ortaya çıktığını söyleyebiliriz.  Ancak sözcükler Türkçe kurallara göre incelendiğinden, bu, türeme olarak  alınagelmiştir.</p>
<p>Ünlü Daralması:</p>
<p>Sözcüklerin  sonlarında bulunan geniş ünlüler (a, e) özellikle “-yor” ekinin  darlaştırıcı özelliğinden dolayı daralarak, ı, i, u, ü dar ünlülerine  dönüşür. Buna ünlü daralması denir.</p>
<p>bekl = e- &#8211; yor -&gt;  bekli=yor<br />
kalm = a- &#8211; yor -&gt; kal=mıyor<br />
özl = e- &#8211; yor -&gt;  özlü=yor<br />
soll = a- &#8211; yor -&gt; sollu=yor<br />
örneklerinde bu daralma  görülmektedir. “-yor” ekin den başka bir ekin ya da sesin darlaştırma  özelliği yoktur. Ancak tek heceli olan “de- , ye-” fiilleri, kendinden  sonra gelen “y” sesinden dolayı darlaşabilir.<br />
de &#8211; yor -&gt; diyor ye  &#8211; -&gt; yiyor<br />
de &#8211; erek -&gt; diyerek ye &#8211; -&gt; yiyerek<br />
de &#8211; en  -&gt; diyen ye &#8211; -&gt; yiyen<br />
Ancak bazen darlaşma olmayabilir.<br />
de &#8211;  ince -&gt; deyince</p>
<p>Kaynaştırma Harfleri (Kaynaştırma  Sesleri)</p>
<p>Türkçe kurallara göre bir sözcükte iki ünlü yan yana  gelmez. Araya kaynaştırma harfi girer. Türkçe’de dört tane kaynaştırma  harfi vardır: ş, s, n, y.<br />
Bunların her birinin özel kullanım yerleri  vardır.<br />
ş kaynaştırma harfi:<br />
• Üleştirme sayı sıfatlarında  kullanılır.<br />
İki-ş-er, altı-ş-ar, yedi-ş-er<br />
s kaynaştırma harfi<br />
•  Üçüncü tekil şahıs iyelik ekilerinden önce kullanılır.<br />
Tamlamalarda,  daha çok isim tamlamalarında tamlanan ekleri almış sözcükte görülür.<br />
Çocuğun  oda-s-ı<br />
Balığın koku-s-u<br />
Ancak “su” ve “ne” kelimeleri bu kurala  uymaz:<br />
Yemeğin su-y-u yok.<br />
Çocuğun ne-y-i kaybolmuş.<br />
örneklerinde  olduğu gibi<br />
n kaynaştırma harfi:<br />
• Zamirlerden sonra ek  geldiğinde kullanılır.<br />
O-n-a haber verin<br />
Bu-n-u biliyoruz.<br />
•  İyelik eklerinden sonra hal eki gelirse kullanılır.<br />
Çocuğun  kitabı-n-ı almışlar.<br />
Fakirin evi-n-i yıkmışlar.<br />
• Tamlayan ekinden  önce kullanılır.<br />
Soba-n-ın kapağı düşmüş.<br />
Sene-n-in sonu geldi.<br />
Kasaba-n-ın  sıcağı çok bunaltıcı.<br />
y kaynaştırma harfi:<br />
Yukarıdaki kuralların  dışında olan her yerde “y” kaynaştırma harfi kullanılır.<br />
Oda-y-a  girdim.<br />
Üşü-y-erek uyandım.<br />
Ağla-y-anı tanıyorum.<br />
Kaynaştırma  harfleri aslında iki ünlü arasında kullanılır. Ancak bazen iki ünlü  arasına gelmediği halde de kullanıldığı olur.<br />
Özellikle “ile, idi,  imiş, ise” gibi sözcükler ünlüyle biten bir sözcüğe eklendiğinde baştaki  “i” ünlüsü düşer ve yerine “y” kaynaştırma harfi gelir.<br />
silgi &#8211; ile  -&gt; silgiyle<br />
soba &#8211; ile -&gt; sobayla<br />
hasta &#8211; idi -&gt; hastaydı<br />
kısa  &#8211; imiş -&gt; kısaymış<br />
bitti &#8211; ise -&gt; bittiyse<br />
Örneklerinde  görüldüğü gibi “y” kaynaştırma harfi iki ünlü arasında değildir.<br />
Bu  durum “n” kaynaştırma harfinde de görülebilir. Zamirlerden sonra hal eki  geldiğinde gerekmese de bu harf bulunur.<br />
Örneğin;<br />
“Ondan bunu  hiç beklemezdim.”<br />
cümlesinde altı çizili sözcükte “n” kaynaştırma  harfi iki ünlü arasında değildir.</p>
<p>ULAMA</p>
<p>Sessizle biten  sözcükten sonra sesliyle başlayan bir sözcük gelirse, iki sözcük  birbirine bağlanarak okunur. Bu ulama denir.<br />
Bakkaldan ekmek aldım.<br />
Cümlesinde  iki yerde ulama yapılmıştır. Sözcükler arasında herhangi bir noktalama  işareti varsa ulama yapılmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sbshazirlik.net/sbs-hazirlik-ses-bilgisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

